Sokak fotoğrafı çekiyorsunuz, bundan çok keyif alıyorsunuz ve makinayı boynunuza takıp sokaklara çıkmaya hazırlanıyorsunuz. Piller şarjlı, hafıza kartları boş, enerji tavan! Tam evden çıkmak üzereyken o rahatsız eden soru bir anda iç sesinizden bağıra bağıra kulaklarınıza ulaşıyor; ‘iyi ama sokakta ben ne çekeceğim?’
Sakın modunuzu düşürmeyin; çünkü neredeyse hiç konu sıkıntısı yaşanmayan bir alanda fotoğraf çekiyorsunuz. ‘Demesi kolay, biz senin kadar şanslı değiliz!’ diyenler… Ben de sizi çok seviyorum 🙂
Sokak fotoÄŸrafçısının daha aksiyona geçmeden bilmesi gereken en temel 2 konu olduÄŸunu düşünüyorum; kontrol edebildiÄŸi faktörler ve sürprizler. Bizim kontrolümüzde olanlar;Â
- kullanacağımız ekipmanlar; fotoğraf makinası, lens/açı tercihlerimiz
- nereye gideceÄŸimiz
- ne zaman gideceÄŸimiz
Sürprizler ise yukarıdakiler dışında kalan her şey! yine de ilk aklıma gelenleri birkaç maddede paylaşayım;
- ‘o an’
- potansiyel konuların hareketi (yönü, akışı, hızı)
- hava durumu
- ışık/gölge
Belirsizlikler listesinde boğulmadan daha çözüm odaklı ilerleyelim.
Sanatın diÄŸer baÅŸlıklarında olduÄŸu gibi fotoÄŸrafta da yaratıcı bir yaklaşım ve kafa yapısında olmamız gerekiyor. Bu baÄŸlamda ilk önerim fotoÄŸrafın teknik alanlarını daha verimli kullanmak. Bunun için de fotoÄŸrafçının, ışık ve pozlama konularına hakim, ne yapacağını bilen ve kullandığı fotoÄŸraf makinasını da adeta vücudunun bir uzantısı gibi kullanabilir kabiliyette olması oldukça önemlidir.Â
Biraz güneÅŸ, güçlü bir ışık kaynağı, aydınlık vitrinler… Gelsin silüet fotoÄŸraflarıÂ
​​

Doğru ve amaca uygun pozlama, en sıradan ortamdan bile fotoğrafçıya ortalamanın üstünde kare getirir. Bu konuda en iyi örneklerden biri silüet fotoğraflarıdır. Eğer ışığın yeterince güçlü olduğu bir günde fotoğraf çekiyorsanız, ışığı en aydınlık alandan okuyup (aydınlık alandan kastım; ışık kaynağının -gündüz fotoğrafları için güneşin- en çok aydınlattığı açık renk bir duvar gibi alanlar, kesinlikle ışık kaynağının kendisi değil), onun önündeki konuları silüet olarak fotoğraflayabileceklerdir. Tabii en doğru ifadeyle kusursuz silüet fotoğrafı için konunun ışık kaynağı ile fotoğrafçı arasında olması gerekmektedir.

​
Işık varsa gölge de var… o zaman ışık/gölge fotoğrafları

Bir diğer konu, yine bol ışıklı ortamlarda ışık/gölge fotoğraflarıdır. Özellikle şehrin mimari yapıları, dar ya da geniş caddeleri sokak fotoğrafçılarına oldukça etkili ışık/gölge fotoğrafı çekme şansı verir. Işığın daha yatay gelmeye başladığı saatlerde bu etkiyi daha iyi vurgulamamızı sağlar. Bir küçük tavsiye; kadrajınızda ana konunuzun gölgesi varsa kesmeden, tamamını almanız yerinde olur.

Kompozisyon metotları hayatı kolaylaştırır; ters boşluk nam-ı diğer negative space

Yine şehir mimarisi, dar sokaklar, geniş caddeler, devasa duvarlar ve bunların arasında iyice küçülen hayata dair anları anlatmak için ters boşluk (negative space) kompozisyon metoduna başvurmak hemen hemen her zaman işe yarar. Bunu doğru pozlamayla da yaptıysanız kesinlikle bastırıp duvarınıza asacağınız bir fotoğraf çekebilirsiniz. Kadrajın büyük bir kısmını kaplayan düz, boş ya da gölgede kalan alanlar ve bunlara hem yüzey hem de hareket unsuruyla kontrast olarak oldukça küçük kalan ana konumuz izleyicinin daha çok dikkatini çekecektir. Unutmayın; az çoktur!

Enstantanenin hızlısı da yavaşı da candır

Sokak fotoğrafıyla hareket/dinamizm kavramlarını ayrı düşünmek mümkün değildir. Eğer fotoğrafın kurgusunda hareket parametreleri varsa o zaman enstantaneyi yaratıcı bir şekilde kullanmak kaçınılmazdır. Hızla akıp giden ya da gerçekleşen bir olayı etkili anlatabilmek için ya yüksek enstantane kullanıp hareketi dondururuz ya da düşük enstantane kullanıp hareketi akışında fotoğraflarız. Hatta bu süregelen bir hareketse her iki şekilde de ayrı ayrı fotoğraflamak bize oldukça keyifli fotoğraflar çekme şansı sunacaktır.

Elalem ne der? ne derse desin boşverin… Yüksek ISO’dan korkmayın
​

Peki ya ışığın az olduÄŸu ya da akÅŸam/gece fotoÄŸrafları çekiyorsak… o zaman benim önerim yüksek iso deÄŸerlerini kullanmaktan çekinmeyin. Birilerinin ‘yüksek iso fotoÄŸrafta dijital gürültüye sebep olur!’ dediÄŸini duyar gibiyim. Şöyle cevap vereyim; dijital fotoÄŸraf teknolojileri hem fotoÄŸraf makinası hem de görüntü iÅŸleme alanlarında gayet iyi seviyelere geldi.O yüzden dijital gürültü o kadar da büyük sıkıntı deÄŸil. Ayrıca düşük iso deÄŸeriyle çekilmiÅŸ dijital gürültüsü minimum olan netsiz fotoÄŸraf mı yoksa yüksek iso deÄŸeriyle çekilip dijital gürültüsü olan net fotoÄŸraf mı? Sizler anladınız sanırım beni.Â

hep kurallara uygun hareket etmekten sıkılmadınız mı? beyaz ayarına siz karar verin

Fotoğraf tekniklerini kullanarak bu konudaki son önerim ise makinanın beyaz ayarını kasıtlı olarak değiştirin. Bunun etkisini burada çok detaylandırmayacağım, lütfen bizzat deneyip keyfini çıkarın. Ama bir örnek karenin de tiyosunu vermek istiyorum. Yağmurlu bir günün akşamüstü, hatta akşam saatlerinde fotoğrafı AWB (otomatik beyaz ayarı) ile değil florasan ayarıyla çekin. Tabii RAW formatta fotoğraf çekenler için bu ayarı doğrudan Lightroom ya da Photoshop’ta da değiştirebilirler. Bunu bir de bulutlu(cloudy) ya da gölge(shade) ayarlarında da denemeye ne dersiniz?

Bu yazının ilk kısmını burada kesiyorum. Ama devamının geleceÄŸini de ÅŸimdiden belirteyim. Sizler ÅŸu ana kadar anlattıklarımı deneyip sonuçları ve yorumları benimle paylaşırsanız hep beraber bu yol arkadaÅŸlığımızı daha da faydalı bir yere taşıyabiliriz. Sorularınız ve yorumlarınız için bana Instagram’da @hakanyasar ( https://www.instagram.com/hakanyasar/ ) hesabından ulaÅŸabilir, fotoÄŸraflarınızı #hakanyasar etiketiyle paylaÅŸabilirsiniz.Â
bir sonraki yazıda buluşmak üzere.
Sony A7iii | Tamron 28-75mm f:2.8 | f:4 1/1000s iso100 @28mm