Categories
Sokak Fotoğrafçılığı

Sokakta ne çekeceğim? Bölüm 2 (yansıma, mimari, netsiz, farklı açılar)

Bir önceki yazıda sokak fotoÄŸrafçısının konu sıkıntısı yaÅŸamayacağını söylemiÅŸtim. Hiç hız kesmeden kaldığımız yerden tam gaz devam. 

Su birikintisi, vitrinler… iÅŸte yansıma fotoÄŸraflarının baÅŸladığı yerler

yansıma fotoğrafı - Karaköy , İstanbul (Fujifilm X-T1 XF16-55mm / f:4.5 1/160s iso200)
yansıma fotoÄŸrafı – Karaköy , İstanbul (Fujifilm X-T1 XF16-55mm / f:4.5 1/160s iso200)

Instagram’da beni takip edenler biliyor; olmazsa olmazlarımdan biri yansıma kareleri! Åžehir hayatının en kolay konuları genelde yansımalardan gelir. Yansıma kareleri için vitrinlere biraz yaklaÅŸmak, su birikintilerinin başında vakit geçirmek hem size hem de sizi seyreden meraklı gözlere epeyce keyifli anlar yaÅŸatır. Tam da bu yazıyı yazarken oturduÄŸum kafenin önünde sokaÄŸa bir kova su döktüler. Yazıyı bıraktım, birkaç yansıma karesi çektim, kaldığım yerden devam ediyorum. ‘Hani istesen olmaz!’ diyemeyeceÄŸim, çünkü fotoÄŸrafçı kafa olarak hazırsa kısmeti peÅŸini bırakmaz. Yeri gelmiÅŸken; benim için iyi bir yansıma karesinde mutlaka bir parça gerçek dünya ve yaÅŸam unsuru da yer almalı. YaÅŸam unsuru ile desteklenmiÅŸ gerçek dünyanın kombin olduÄŸu kareler daha bir dolu dolu geliyor.  Su birikintileri dışında vitrinlerdeki yansımalar ayna etkisi yapacağı için gerçek dünyanın birebir kopyası gibi sonuç verir. Bu tip karelerde de kadrajda -mümkünse- gerçek dünya/yansıma görüntü iliÅŸkisini tam simetrik göstermemeyi tercih ederim. Kompozisyonda tam simetri sıkıcı gelir bana. Yansıma konusunda son önerim ise; fotoÄŸrafa çıktınız, baktınız çok keyifli fotoÄŸraf çıkmıyor… o zaman çantanızda taşıdığınız suyu yere dökün! Alın size nefis bir yansıma ortamı 🙂 Hatta bu tip fotoÄŸrafları çekerken cep telefonunuzun kamerası da efsane sonuç verir. Telefonu ters tutup kamerasını yere yakın konumlandırırsanız yansıma etkisini daha da arttırırsınız..

şehrin mimarisini ıskalamamak lazım

mimari fotoğraf - Eminönü , İstanbul (Sony A7iii Tamron 28mm / f:5 1/100s iso50)
mimari fotoÄŸraf – Eminönü , İstanbul (Sony A7iii Tamron 28mm / f:5 1/100s iso50)

Sokak fotoğrafçısının bir parça iddialı olması gerektiğini söylesem umarım bana hatır koymazsınız 🙂 İyi kareler için diğer fotoğrafik türler, disiplinler konusunda okumuş, öğrenmiş, kabiliyetlerini geliştirmiş olması bence kaçınılmazdır. Buna ilk örneğim mimari unsurların kadrajda yer aldığı fotoğraflardır. Eğer konunuzla mimari unsur arasındaki uyumu, ilişkiyi doğru bir şekilde aktaramazsanız sanki bir parça eksik kalır fotoğraf. Bu sebeple mimari disiplini bilip konumuzda kullanacağımız mimari yapıyı doğru kadrajlayıp sonra da ‘o an’ karesini beklemeye başlarız. Evet, sokak fotoğrafı bu bağlamda kurguya ihtiyaç duyar! Özellikle karakteristik mimariye sahip binalar önünde bu tip kurgular bizi bakılası fotoğraflara ulaştırır. Sözün özü; ağaç ya da kaya değiliz! Birazcık gayret, birazcık araştırma… Sonra da yeni öğrendiklerimizi uygulayarak daha iyi fotoğraflar. Hatta ve hatta zamanı gelip inadına bu kuralları yıkacak bile olsanız önce bilmek gerekiyor.

Jilet gibi keskin olacakmış… hadi be oradan! Netsiz kareler

Netsiz fotoğraf - Galata Köprüsü, İstanbul (Sony A7iii Sigma 24mm / f:6.3 1/800s iso50)
Netsiz fotoÄŸraf – Galata Köprüsü, İstanbul (Sony A7iii Sigma 24mm / f:6.3 1/800s iso50)

FotoÄŸraf bir sanat dalıdır! Aksini iddia edenlerle tartışmak sadece zaman kaybıdır. Åžimdi durup dururken bu topa neden girdim? Şöyle ki; fotoÄŸrafçının yorumu, anlatımı fotoÄŸrafı çekerken çok önemlidir. Hep daha net, daha keskin fotoÄŸraf arayışı var ya… Belki de o sizin arayışınız deÄŸildir. Lafı daha uzatmadan ana konumuzu flu/netsizde bırakan fotoÄŸraflar sokakta bizim farklı kareler üretmemize kapı aralar, hatta belki de fotoÄŸrafın sanata bakan yüzüne daha da yaklaÅŸtırır. KliÅŸe bir örnek vereyim (en doÄŸru örnek olduÄŸu iddiasında deÄŸilim) ; İstiklal Caddesi’nde hep tramvayı net çekmeye çalışmak yerine baÅŸka bir yere yapın netliÄŸinizi. Mesela hemen önünüzdeki raylara… hatta daha da ötesi; hiç bir yere netlik olmasın. Tramvay da flu kalsın, raylar da hatta cadde de… Sırf kırmızı renk bile o fotoÄŸrafın tramvay karesi olduÄŸunu anlatmaya yeter. Deli saçması mı?… beÄŸenmeyen yapmasın! Ama ‘fotoÄŸraf tarihine’ netsiz kareleriyle adını yazdırmış isimler var. İsim, tarih iÅŸini baÅŸkalarına bırakıp ‘jilet gibi net’ fotoÄŸraf tuzağına düşmeden derdini anlatan netsiz kareler çekmeyi deneyin.  Belki de her an herkesin çekebildiÄŸi o konular netsiz daha da iyi fotoÄŸraflara dönüşecek. Peki bu netsiz fotoÄŸrafları nasıl çekeceÄŸiz? Bunun farklı yolları var ama ben kendi kullandıklarımı anlatacağım. Diyafram deÄŸerini geniÅŸ tutarım (f:2.8, f:3.2, f:3.5 gibi). Makinamın netlik ayarını manuel moda (manual focus) getiririm. Objektif üzerindeki netlik halkasını kullanarak ya öne doÄŸru uzattığım elimi ya da ayakkabılarımı netlerim (yaklaşık 50cm-1m civarında bir mesafeyi kastediyorum) Sonra da görece olarak benden daha uzak mesafedeki konuya çevirip flu/netsizde bırakarak çekerim. Hatta bunu yaparken bir önceki yazıda anlattığım düşük enstantane ile oluÅŸturduÄŸum hareket netsizliÄŸini de buna eklerim. Bundan sonrası sizin bakış açınız. Kadrajlarınızı daha da zenginleÅŸtirmek için; göz alıcı renkler, ışık gölge, ters alan/negative space kullanımı oldukça keyif verecektir. 

açı değişir, herşey değişir

farklı açılar - Beyoğlu , İstanbul (Sony A6300 Zeiss 55mm / f:2.2 1/125s iso100)
farklı açılar – BeyoÄŸlu , İstanbul (Sony A6300 Zeiss 55mm / f:2.2 1/125s iso100)

daha önce de dediÄŸim gibi sokak fotoÄŸrafçılığında konu sıkıntısı çekilmez ama esas nokta çekilen fotoÄŸrafın mesajını anlatmada ne kadar etkili, merak uyandıran, ÅŸaşırtıcı olduÄŸudur. Bunları ortaya çıkarmak vurgulamak da fotoÄŸrafçının iÅŸidir. O zaman gelsin yeni madde; farklı açılar kullanmak, konuya alışılagelmiÅŸin dışında bakmak. En sevdiÄŸim konulardan biriyle örnekleyeceÄŸim. Sokaktaki dostlarımız; kediler, köpekler hatta martılar…  bizlere hep keyifli fotoÄŸraflar çekme konusunda yardımcıdır. Semtinizde 100 metre yürümeniz bile yeterlidir bu sevimli kareler için. Ama….biraz daha farklı, sıradanlıktan biraz daha uzaklaÅŸan kareler için ilk yapmanız gereken açıyı deÄŸiÅŸtirmek. Bir kediyi mi çekiyorsunuz, o zaman o fotoÄŸrafı ayakta çekmeyin, kedinin göz hizasında tutarak yapın kadrajı. Sadece iyi bir portre çekmekle kalmayıp aynı zamanda kedinin göz seviyesinden dünyanın nasıl göründüğünü de izleyicinize aktarmış olursunuz. Bu kareyi ne tip lensle çekerseniz çekin sonuç sizi mutlu eder. Tabii küçük bir hatırlatma, böyle karelerde portre yaklaşımındaki gibi netliÄŸi göze yapmayı unutmayın. Tabii buradaki yaklaşımın tam tersi makinanızı boy seviyesinden daha yükseÄŸe konumlandırıp daha yüksek açılardan da çekin. Bunun için benim en çok yaptığım makinayı kollarımı iyice yukarıya kaldırarak tutup objektifi çekeceÄŸim konuya doÄŸru eÄŸerim. FotoÄŸrafçıya not: fotoÄŸraf çekerken dünyaya her zaman göz seviyenizden bakmanız gerekmiyor. Açı deÄŸiÅŸir, her ÅŸey deÄŸiÅŸir.

Bu yazının da sonuna geldik. bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Sorularınızı ve yorumlarınızı buradan ya da instagram @hakanyasar adresinden ulaştırabilirsiniz.

Sevgiyle, sıhhatle kalın.